
E-2 denince akla yatırımcının kendisi gelir; oysa kategorinin az kullanılan ikinci ayağı Türk şirketleri için asıl değeri taşır. ABD'deki E-2 işletmenize Türkiye'den yönetici ya da uzman personel gönderebilirsiniz. Kural, yatırımcıya tanınan haktan farklı işler ve kendi tuzakları vardır: çalışanın uyruğu, şirketin sahiplik yapısı ve becerinin ne kadar süre gerekli olacağı belirleyicidir. Aşağıda E-2 çalışan vizesini şirket penceresinden ele alıyoruz.
Son doğrulama: 17 Temmuz 2026. Konsolosluk uygulamaları, ücretler ve işlem süreleri değişkendir. Buradaki bilgiler Temmuz 2026 itibarıyla geçerli olan yönetmelik ve Dışişleri Bakanlığı rehberini esas alır; başvuru öncesi güncel ücret çizelgelerini teyit edin. Buradaki içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.
E-2 kategorisinin yatırımcı tarafını E-2 vizesi hizmet sayfamızda ele aldık; buradaki yazı yalnız çalışan ayağını işler.
Kısa Cevap: Yönetici ya da Vazgeçilmez Uzman
Yönetmelik çalışanı iki kapıdan birine sokar. Kişi ya yönetici ve gözetmen niteliğinde görevler üstlenir, ya da daha alt bir görevde çalışıp işletmenin verimli işleyişi için hizmetini vazgeçilmez kılan özel niteliklere sahip olur. İkinci gruba uygulamada "essential employee" denir.
Her iki kapının da önünde ortak bir şart durur: çalışan, asıl işverenle aynı uyruğa sahip olmalıdır. Türk yatırımcının ABD'deki E-2 şirketine gönderebileceği personel Türk vatandaşı olmak zorundadır; şirketin ABD'deki başka uyruklu çalışanları bu kategoriden yararlanamaz.
Aynı Uyruk Şartı ve Yüzde 50 Kuralı
Yatırımcı bir kişi değil şirketse, uyruk testi sahiplik üzerinden yapılır. Yönetmelik, asıl işverenin ya anlaşma ülkesi uyruklu ve E statüsünü koruyan bir kişi olmasını, ya da işletmenin en az yüzde 50'sinin anlaşma ülkesi uyruklu kişilerce sahiplenilmesini arar.
Ölçü hisse sahipliğidir ve Dışişleri Bakanlığı rehberi katmanlı yapılarda her kademenin incelenmesini söyler: bir şirket başka bir şirkete sahipse, ana kuruluşun da gerekli yüzde 50 uyruğu taşıyıp taşımadığına bakılır. Holding yapısı kuran Türk şirketlerinin en sık takıldığı yer burasıdır. Şirket yapısı kurarken dikkat edilecekleri şirket seçim rehberimizde anlattık.
Çifte vatandaşlıkta da tek bir cevap vardır: bir şirketin yalnız bir nitelikli uyruğu olabilir. Sahip hangi vatandaşlığı kullanacağını seçer ve şirketin tüm E vizeli çalışanları o uyruktan olmak zorundadır. Şirket iki anlaşma ülkesi vatandaşlarınca eşit paylı sahipleniliyorsa her iki uyruktan çalışan gelebilir.
En Sık Kaçırılan Tuzak: Sahibin Green Card Alması
Türk şirketlerinin çoğunun hiç hesaba katmadığı bir kural var ve sonuçları ağırdır. Dışişleri Bakanlığı rehberi net yazar: anlaşma ülkesi uyruğuna sahip olmakla birlikte ABD daimi ikamet statüsü (green card) taşıyan bir yatırımcı, E kategorisinden çalışan getirme hakkını kaybeder. Dahası, daimi ikamet sahiplerinin elindeki hisseler işletmenin uyruğu belirlenirken hesaba katılamaz.
Sonuç iki yönlü işler. Türk kurucunun green card alması, hem kendisinin personel getirme yetkisini bitirir, hem de onun hisseleri sayılmadığı için şirketin yüzde 50 eşiğini düşürüp tüm kadronun E-2 hakkını riske atabilir. E-2'den green card'a geçişi planlayan şirketlerin bu hesabı önceden yapması gerekir; geçiş seçeneklerini E-2'den green card'a geçiş yazımızda ele aldık.
Birinci Kapı: Yönetici ve Gözetmen Kadrosu
Yönetmelik pozisyonun "arızi ya da yan" değil, asli ve öncelikli olarak yönetici ya da gözetmen nitelikte olmasını arar. Yönetici pozisyonu, çalışana işletmenin politikasını ve yönünü belirleme konusunda geniş yetki verir. Gözetmen pozisyonu ise işletme faaliyetlerinin kayda değer bir bölümünde denetim sorumluluğu taşır ve düşük kademeli çalışanların doğrudan denetimini kapsamaz.
Memurun baktığı somut göstergeler şunlardır: adayın yönetici ve gözetmen deneyimi, pozisyonla uyumlu bir maaş ve unvan, organizasyon şemasında yetki ve sorumluluk taşıdığına dair işaretler, takdir yetkisiyle karar alma, politika belirleme, iş operasyonlarını yönetme ve diğer profesyonel ile gözetmen personeli denetleme. Pozisyon bir miktar rutin iş içeriyorsa, o işler yalnız arızi kalmalıdır.
Unvanın tek başına işe yaramadığını da bilmek gerekir. Dışişleri rehberi örneği açık veriyor: "başkan yardımcısı" unvanı, çok çalışanlı büyük bir operasyona giden aday için anlamlıdır; iki kişilik bir ofise gidiyorsa aynı unvanın kendi başına neredeyse hiçbir ağırlığı yoktur.
İkinci Kapı: Vazgeçilmez Uzman (Essential Employee)
Alt kademede çalışacak personel için ölçüt, getirdiği becerinin işletmenin başarılı ve verimli işleyişi bakımından vazgeçilmez olmasıdır. Yönetmelik değerlendirmede şu unsurlara bakar:
- Adayın ilgili alandaki kanıtlanmış uzmanlık derecesi ve becerinin başkalarında bulunup bulunmadığı,
- İşletmedeki deneyim ve eğitim süresi ile görevleri etkin yürütmek için gereken eğitim süresi,
- Becerinin işletmenin kendine özgü süreç ve uygulamalarıyla ilişkisi,
- Özel niteliğin talep edebileceği maaş düzeyi,
- Aynı beceri ve niteliklerin ABD'de kolayca bulunup bulunamadığı.
Aynı maddede Türk şirketlerini yakından ilgilendiren bir sınır var: yabancı dil ve kültür bilgisi, tek başına özel nitelik şartını karşılamaz. "Türkçe biliyor ve Türk müşterilerle çalışacak" gerekçesi bir dosyayı taşımaz; beceri işletmenin somut süreçlerine bağlanmalıdır.
İspat yükünün kimde olduğu da nettir: hem şirket hem aday, becerinin ABD operasyonunun etkinliği için vazgeçilmez olduğunu göstermek zorundadır. Dışişleri rehberi ölçütün mekanik bir eşik olmadığını, her dosyanın kendi olgularına göre değerlendirildiğini ayrıca yazar.
Sıradan Vasıflı İşçi de Gelebilir mi? Kuruluş ve Eğitim İstisnası
Şaşırtıcı ama evet, sınırlı bir alanda. Rehber, sıradan vasıflı işçilerin de vazgeçilmez sayılabileceğini, bunun neredeyse her zaman kuruluş ya da eğitim amaçlı personelde görüldüğünü söyler. Yeni kurulan ya da yeni bir alana açılan işletme, kısa bir süre için böyle personele ihtiyaç duyabilir.
Buradaki vazgeçilmezlik becerinin kendisinden değil, personelin yurt dışındaki operasyona aşinalığından doğar. Uzmanlık, adayın elindeki teknik beceride değil, işverenin işleyişine dair bildiği ayrıntılarda aranır. Türkiye'deki fabrikanın üretim akışını bilen bir ustabaşının ABD'deki yeni tesisi kurmak üzere gönderilmesi tipik örnektir.
İlgili bir yanlış bilgiyi de düzeltelim: vazgeçilmez çalışanın daha önce o şirkette çalışmış olması genel bir şart değildir. Rehber, odağın işletmenin beceriye duyduğu ihtiyaç ile adayın o beceriye sahip olması olduğunu, firmanın kadrosunda o beceri hiç bulunmasa bile ihtiyacın gerçek olabileceğini yazar. İstisna, yukarıdaki aşinalık yoluyla nitelik kazanan sıradan vasıflı işçidir; onun aşinalığı zaten geçmiş çalışmadan gelir.
Kritik Boyut: Beceri Ne Kadar Süre Gerekli Olacak?
Dosyaların en çok takıldığı yer beceri değil, sürenin belgelenmemesidir. Rehber, adayın hem ilk başvuruda hem her yenilemede yalnız beceriye sahip olduğunu değil, o becerinin ne kadar süre gerekli olacağını da ortaya koymasını ister.
İki uç örnek veriliyor. Uzun vadeli ihtiyaç: ürünün sürekli geliştirilmesi, kalite kontrol ya da başka türlü sağlanamayan bir hizmetin sunulması gibi işlerde beceri işletme yaşadığı sürece gerekli sayılabilir. Kısa vadeli ihtiyaç: kuruluş aşaması ya da üretim, bakım ve onarım teknisyenlerinin eğitilip denetlenmesi gibi işlerde bir ya da iki yıl yeterli görülür.
Yönetmelik aynı mantığı kendi diliyle söyler: bugün ileri düzeyde uzmanlaşmış sayılan bir beceri birkaç yıl içinde sıradanlaşabilir; kuruluş için gereken beceriler ilk faaliyet döneminden sonra artık vazgeçilmez olmayabilir.
Kuruluş Personelinde Uzatma Sorunu
Yukarıdaki mantığın en sert sonucu uzatma aşamasında çıkar ve planlamayı doğrudan etkiler. Yönetmelik, kuruluş faaliyetlerinden sorumlu özel nitelikli çalışanların hedeflerini iki yıl içinde tamamlayabileceğini varsayar ve özel koşullar bulunmadıkça bu çalışanların uzatma almaya uygun olmayacağını yazar.
Pratik karşılığı şudur: ABD'deki tesisi kurmak üzere gönderdiğiniz ustabaşı için baştan iki yıllık bir plan yapmalı, yerine geçecek Amerikalı personelin eğitim takvimini de dosyaya koymalısınız. Uzatma isteyen dosyalarda süre gerekçesinin en baştan tutarlı kurulmuş olması gerekir. Kuruluş dışındaki E çalışanları için ise uzatma sayısında bir üst sınır yoktur.
Süre, Vize Geçerliliği ve Yenileme
İki kavramı ayırmak gerekir. Statü süresi, ABD'ye girişte verilen kalış süresidir ve yönetmeliğe göre ilk kabul en fazla iki yıldır. Vize geçerliliği ise pasaporttaki damganın ne kadar süreyle giriş başvurusu yapmaya izin verdiğidir ve ülkeye göre değişir.
Türk vatandaşları için tablo elverişli: karşılıklılık çizelgesine göre E-2 vizesi 60 ay geçerlilikle ve çok girişli olarak düzenlenir, ayrıca vize düzenleme harcı alınmaz. Türkiye'nin ABD ile yatırımcı anlaşması 18 Mayıs 1990'dan beri yürürlüktedir.
| Kalem | Değer |
|---|---|
| İlk kabul süresi (statü) | En fazla 2 yıl |
| Uzatma artışı | En fazla 2 yıl |
| Vize geçerliliği (Türkiye) | 60 ay, çok girişli |
| Vize düzenleme harcı (Türkiye) | Alınmıyor |
| Başvuru işlem ücreti (MRV) | 315 USD |
| Kuruluş personelinde uzatma | Kural olarak yok |
Yenileme sürecinin ayrıntılarını E-2 yenileme rehberimizde anlattık.
Başvuru: Konsolosluk mu, ABD İçinden mi?
İki yol var. Personel Türkiye'deyse olağan yol konsolosluk başvurusudur: şirket dosyası ve çalışan dosyası hazırlanır, DS-160 doldurulur, mülakat yapılır. Bazı konsolosluklar daha önce E vizesi standartlarını karşıladığı belirlenmiş şirketler için kayıt programı işletir; kayıtlı şirketin sonraki çalışan başvuruları daha hızlı ilerleyebilir.
Personel hâlihazırda ABD'de başka bir statüdeyse, statü değişikliği I-129 dilekçesiyle USCIS üzerinden istenir; aynı yol uzatma için de kullanılır. Statü değişikliğinin genel mantığını statü değişikliği ve uzatma rehberimizde ele aldık. Uzatma başvurusunda yönetmelik üç şart arar: statü şartlarının hep korunmuş olması, dosyalama anında fiilen ABD'de bulunmak ve talebi terk etmemiş olmak.
Güncel USCIS dosyalama ücretleri dönem dönem değişir; başvuru öncesi resmi ücret çizelgesinden teyit edilmelidir. Mülakat hazırlığı için sorulan soruları E-2 mülakat soruları yazımızda, ret hâlinde izlenecek yolu E-2 reddi yazımızda derledik.
E-2 Çalışanı ile L-1 Arasındaki Fark
Türk şirketleri personel gönderirken çoğu zaman iki kategori arasında seçim yapar ve ölçütler farklıdır. L-1, aynı şirketler grubu içinde transferi düzenler ve çalışanın son üç yılın en az bir yılında yurt dışındaki bağlı şirkette çalışmış olmasını arar. E-2 çalışanında böyle bir kıdem şartı yoktur; onun yerine uyruk birliği ve şirketin yüzde 50 sahiplik testi devreye girer.
İki kategori bazı dosyalarda birlikte değerlendirilebilir. L-1'in yönetici ve uzman ayrımını L-1A ve L-1B farkı yazımızda ele aldık; çalışma vizelerinin tümünü karşılaştıran hangi çalışma vizesi yazımız ise seçimi geniş çerçevede ele alır. Ticaret hacmine dayanan E-1 ile farkı ise E-1 ve E-2 karşılaştırmamızda bulabilirsiniz.
Çalışanın Ailesi ve Yan Haklar
E-2 çalışanının eşi ve 21 yaş altı bekar çocukları da türev statü alır ve önemli bir ayrıntı vardır: yönetmelik, eş ile çocuğun uyruğunun önemli olmadığını açıkça söyler. Çalışan Türk olmak zorundadır, eşi olmak zorunda değildir.
Eşin çalışma hakkı ve çocukların 21 yaş sınırı ayrı bir konudur ve E-2 eş çalışma izni ve çocuk 21 yaş rehberimizde ayrıntısıyla işledik.
Çalışma yerine dair de bir esneklik var: E vizeli çalışan, ana kuruluşun yanı sıra onun iştiraklerinde de çalışabilir. Yönetmelik, statü belirlenirken ilgili yapıya dair delillerin sunulmuş olması kaydıyla bunun esaslı bir değişiklik sayılmayacağını yazar.
Göçmen Niyeti: Green Card Planı Dosyayı Bitirir mi?
E statüsü, sürenin bitiminde ülkeden ayrılma niyetini gerektirir. Şirketler bu yüzden çalışanları için green card süreci başlatmaktan çekinir. Yönetmelik ise dengeyi kurar: E sınıfında ilk kabul, statü değişikliği ya da uzatma başvurusu, yalnızca onaylanmış bir çalışma sertifikası talebi ya da dosyalanmış veya onaylanmış bir göçmen vize dilekçesi bulunduğu gerekçesiyle reddedilemez.
Kuralın anlamı şudur: green card sürecinin başlatılmış olması tek başına E-2 uzatmasını bitirmez. Yine de statü mantığı korunmalı ve ayrılma niyeti dosyada tutarlı biçimde durmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- Türk olmayan personeli E-2 ile göndermeye çalışmak. Çalışanın uyruğu asıl işverenin uyruğuyla aynı olmak zorundadır.
- Sahibin green card almasının sonucunu hesaplamamak. Daimi ikamet sahibi yatırımcı personel getiremez ve hisseleri uyruk hesabına katılmaz.
- Holding katmanlarını atlamak. Şirket şirkete sahipse her kademede yüzde 50 testi işler.
- "Türkçe biliyor" gerekçesine dayanmak. Yabancı dil ve kültür bilgisi tek başına özel nitelik saymaz.
- Sürenin belgelenmemesi. Becerinin ne kadar süre gerekeceği hem ilk başvuruda hem yenilemede gösterilmelidir.
- Kuruluş personeline uzatma varsaymak. Kuruluş için gelen özel nitelikli çalışan kural olarak uzatma alamaz.
- Uzatmayı yurt dışındayken dosyalamak. Uzatma için dosyalama anında ABD'de bulunmak şarttır.
- Unvana güvenmek. Küçük bir ofiste "müdür" unvanı yönetici niteliğini tek başına kanıtlamaz.
Sonuç
E-2 çalışan vizesi, ABD'de işletme kuran Türk şirketleri için kotasız ve görece hızlı bir personel kanalıdır. Kategoriyi kullanabilmek üç şeyin baştan doğru kurulmasına bağlıdır: şirketin sahiplik yapısının yüzde 50 uyruk testini karşılaması, pozisyonun yönetici ya da vazgeçilmez uzman çerçevesine oturması ve becerinin ne kadar süre gerekeceğinin belgelenmesi.
Yatırım tarafındaki esaslı yatırım ve marjinalite testini ayrı bir yazıda ele aldık; ikisi birlikte planlanmalıdır. Yellow Amerika olarak E-2 dosyalarında şirket yapısını, kadro planını ve çalışan dosyalarını birlikte kurguluyoruz. Avukat seçerken nelere bakmanız gerektiğini avukat seçim rehberimizde anlattık.
Kaynaklar
eCFR - 8 CFR 214.2(e) E Statüsü, 9 FAM 402.9 - Treaty Trader ve Investor Rehberi, ABD Dışişleri - Vize Ücretleri ve USCIS - Form I-129.
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. Yönetmelik, çalışanın asıl işverenle aynı uyruğa sahip olmasını şart koşar; Türk yatırımcının ya da Türk sahipli şirketin E-2 kadrosuna gönderebileceği personel Türk vatandaşı olmak zorundadır. Çifte vatandaşlıkta şirketin yalnız bir nitelikli uyruğu olabilir ve tüm E vizeli çalışanlar o uyruktan olmalıdır. Eş ve çocuklarda ise durum farklıdır: yönetmelik onların uyruğunun önemli olmadığını açıkça yazar.
Yatırımcı bir şirketse, işletmenin en az yüzde 50'si anlaşma ülkesi uyruklu kişilere ait olmalıdır. Ölçü hisse sahipliğidir ve katmanlı yapılarda her kademe ayrı ayrı incelenir: bir şirket başka bir şirkete sahipse ana kuruluşun da gerekli yüzde 50 uyruğu taşıması gerekir. Holding yapısı kuran Türk şirketlerinin en sık takıldığı nokta budur.
Hayır ve sonuçları iki yönlüdür. Dışişleri Bakanlığı rehberi, anlaşma ülkesi uyruğuna sahip olmakla birlikte ABD daimi ikamet statüsü taşıyan yatırımcının E kategorisinden çalışan getiremeyeceğini yazar. Daimi ikamet sahiplerinin hisseleri de işletmenin uyruğu belirlenirken hesaba katılamaz; yani kurucunun green card alması şirketin yüzde 50 eşiğini düşürüp mevcut kadronun statüsünü de riske atabilir.
İspat yükü hem şirkette hem adaydadır ve mekanik bir eşik yoktur; her dosya kendi olgularına göre değerlendirilir. Yönetmeliğin baktığı unsurlar: kanıtlanmış uzmanlık derecesi, becerinin başkalarında bulunup bulunmadığı, gereken eğitim süresi, becerinin işletmenin kendine özgü süreçleriyle ilişkisi, niteliğin talep edebileceği maaş ve aynı becerinin ABD'de kolayca bulunup bulunamadığı. Yabancı dil ve kültür bilgisi tek başına yeterli sayılmaz.
Sınırlı bir alanda evet. Dışişleri rehberi, sıradan vasıflı işçilerin de vazgeçilmez sayılabileceğini, bunun neredeyse her zaman kuruluş ya da eğitim amaçlı personelde görüldüğünü belirtir. Buradaki vazgeçilmezlik becerinin kendisinden değil, personelin yurt dışındaki operasyona aşinalığından doğar; yani Türkiye'deki üretim akışını bilen bir ustabaşının ABD'deki yeni tesisi kurmak üzere gönderilmesi tipik örnektir.
İlk kabul en fazla iki yıldır ve uzatmalar iki yıllık artışlarla verilir. Kuruluş faaliyetlerinden sorumlu özel nitelikli çalışanlar için önemli bir sınır vardır: yönetmelik bu kişilerin hedeflerini iki yılda tamamlayabileceğini varsayar ve özel koşullar bulunmadıkça uzatmaya uygun olmayacaklarını yazar. Kuruluş dışındaki E çalışanları için uzatma sayısında üst sınır yoktur. Uzatma başvurusunda dosyalama anında fiilen ABD'de bulunmak şarttır.
Karşılıklılık çizelgesine göre Türk vatandaşlarına düzenlenen E-2 vizesi 60 ay geçerlilikle ve çok girişli olarak verilir; ayrıca vize düzenleme harcı alınmaz. Başvuru işlem ücreti (MRV) E kategorisinde 315 dolardır. Vize geçerliliği ile statü süresini karıştırmamak gerekir: vize giriş başvurusu yapma iznidir, ABD'de kalış süresi ise girişte verilir ve ilk kabulde en fazla iki yıldır.
L-1 aynı şirketler grubu içinde transferi düzenler ve çalışanın son üç yılın en az bir yılında yurt dışındaki bağlı şirkette çalışmış olmasını arar. E-2 çalışanında böyle bir kıdem şartı yoktur; onun yerine çalışanın işverenle aynı uyruğu taşıması ve şirketin en az yüzde 50 anlaşma ülkesi sahipliğinde olması aranır. Bazı dosyalarda iki kategori birlikte değerlendirilebilir.
Tek başına bitmez. Yönetmelik, E sınıfında ilk kabul, statü değişikliği ya da uzatma başvurusunun yalnızca onaylanmış bir çalışma sertifikası talebi ya da dosyalanmış veya onaylanmış bir göçmen vize dilekçesi bulunduğu gerekçesiyle reddedilemeyeceğini söyler. Yine de E statüsü sürenin sonunda ayrılma niyetini gerektirdiğinden dosyanın bütünü tutarlı kurulmalıdır.
